Jean Paul Gaultier’in sahne, klip, konser vb konularında uzun yıllardır iddialı olduğunu zaten hepimiz biliyoruz. Madonna’nın ikonik sütyeni hafızadan silinmeyen ve sağır ve kör sultanın bildiği bir örnek.

Bu defilesinde daha çok sahne insanlarına yönelik  çalıştığını görüyoruz. Normal bir fani için fazla karizmatik bu kıyafetler.  Siyah ve beyaz, araya katılan canlı aksan renkler, 1910 ve 1920′ler yine 80′lerle flört ediyor.

Gaultier’in tetralliği beni Galliano’nun ki gibi rahatsız etmiyor. Galliano’nun tetralliğini daha demode, Gaultier’inkini ise oldukça modern buluyorum. Gaultier, seni seviyorum.




Chanel’in bu sezon defilesine baktığımızda bellerin yükseldiğini; kol ve omuz dışında vücut hatlarının sarıldığını görüyoruz (ampirik hat). Bu sezon çok revaçta olan gül desenleri  nakış olarak karşımıza çıkıyor.  Transparan akımına uyan organze ve şifonlar defilede yerlerini almış. Karl Lagerfeld kuplarla, kumaşlarla bu denli harika oynarak beni benden aldı.  Bütün elbiseleri modellerle birebir uyumlu çizmelerle tamamlayarak daha da “cool” laştırmış.  Uzun zamandan sonra ilk defa bir chanel defilesine 10 üzerinden 20 veriyorum.

Paltolarda, jile elbiselerde uygulanan numaranın aynısını görüyoruz. Dar vücut hatlarını  belli eden bir elbisenin üzerine; kısa, daha bol bir ceket ya da atlet giyilmesiyle elde edilmiş bir silüet tek parça olarak uyarlanmasıyla oluşmuş. Harika fikir.Esintisini 1920′lerin 80′lerle evliliğinden alan bu koleksiyon inanılmaz bir şekilde 90′ların da sadeliğini taşıyor.  Sanıtım bu kombinasyonu yanlızca Lagerfeld yapabilirdi. Aşağıdaki kırmızı elbise sezonun in rengi. Taftadan gece elbiseleri uyarlamalarına şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle abartısız bir asimetri öğesi katılarak.
















Follow

Get every new post delivered to your Inbox.